Soru: 6 ay gece 6 ay gündüzün yaşandığı kutuplarda yaşayan insanlar namaz vaktini nasıl belirleyecektir. Kuran, bu insanlar için bir şey söylemediğine göre buradaki insanların durumunu bilmiyor muydu?
Cevap: Ateistlerin Kuran’da açık bulduk diye bilgisi olmayan insanları tuzağa düşürdükleri sorulardan bir tanesi de budur. Bu konuyu birkaç madde ile cevaplayacağız.
1#
İnsanlar birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Bir insanı tanımlayacak hiçbir özellik diğer bütün insanların tamamına uygulanamaz. İnsanlar arasındaki bu farklılıktan dolayı bir özelliğiniz insanların çoğunluğuna uyuyorsa o özelliği genelleyebilirsiniz. Örnek olarak, bir ülkenin insanları çay sever dediğimizde istisnasız bütün insanlarının çay sevdiğini kast etmeyiz. Çoğunluk seviyorsa çay seven bir ülke deriz. Örneğin, işyerinde çay molası saati belirlemeye çalışıyorsunuz. Kalabalık bir işyeri ise herkese uyan bir saat olmayabilir. O halde çoğunluğa uyan ortak bir saat belirlersiniz. Azınlık ise çoğunluğa uyar. İşyerinde öğle yemeği çıkarırsınız hangi yemeği yaparsanız yapın mutlaka o yemeği sevemeyen birkaç kişi olacaktır. Herkese her an uyamazsınız. Çoğunluğa uyan bir standart belirlersiniz. Kısacası aklınıza gelebilecek hiçbir standart için bütün insanları kapsayacak bir model yoktur. Aynı şekilde Kuran insanlardan bahsettiği zaman her insan bu şartları tamamıyla taşıyacak diye bir önerme olamaz. Örneğin, Kuran’da;
Ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve her iki topuğa kadar ayaklarınızı da (yıkayın.) Maide 6
ayetini elleri ve kolları olan insanlar için bu şekilde uygulanır, “ellleri ve kolları olmayan” insanlar ise en kolayına gelen şekilde ayeti tatbik etmeleri beklenir. Kuran elleri kolları olmayan insanları bilmiyormuydu diye kimse sormaz.
Veya uykusuzluk hastalığına yakalanmış, uyumayı bilmeyen, dolayısıyla aynı ayette belirtilen “namaza kalkmayı” hiç yapamayan insanları Allah bilmiyor muydu? gibi saçma bir soru kimse sormamıştır. Ateistlerin aklına bu güne kadar bu ayetin, elleri olmayanları düşünmemiş olduğu, veya uykusuzluk hastalığını düşünmemiş olduğu gelmiş midir? Cevap; hayır böyle bir komik iddia kimse tarafından dillendirilmemiştir. Çünkü dediğimiz gibi sunacağınız her standardın dışında kalan insanlar mutlaka olacaktır. Devam edelim;
…mutlaka siz Mescid-i Haram’a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş, kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz… Fetih 27
ayetinde toplum içindeki kılsızlık (alopesi) hastalığına yakalananları veya başındaki bir hastalıktan dolayı traş olamayanları Allah bilmiyor mu diye saçma bir söz söylenir mi?
…Evlere kapılarından girin…Bakara 189
Kuran bu emri verirken kapısız evler olabileceğini bilmiyor muydu? Veya kapı kilitli olduğu için pencereden girmek zorunda olan insanları bilmiyor muydu?
Daha bu örnek ayetleri artırabiliriz.
Demek ki ayetler bütün topluma iner, fakat yaşamın kanunları gereği her insan her zaman aynı şartları taşıyamayabilir. Bunlardan beklenen ise emri kolayına gelen şekilde yerine getirmesidir.
Kuran’ın üslubuna baktığımızda ana hükümleri verir. Hayati önemdeki kanunlardan bahseder. Çok ayrıntısına girmez, bunları da insanların akıllarına havale eder. Nitekim insanlar akıllarıyla bu meseleleri çözmüşler, hatta kutuplarda namaz kılma meselesi ilk müslümanlardan beri üzerinde durulmuş ve “en yakın bilinen bölgenin takvimine göre namaz kılınmalıdır” diye karar vermişlerdir. Kutup dairesinde yaşayan insan sayısı ise insanlığın binde 0.7 lik bir bölümün denk gelmektedir, müslüman oranı ise bu orandan çok daha azdır. Orana vurulursa ellleri olmayıp abdestin tam şartlarını sağlayamayan müslümanlardan bile daha azdır.
Eğer Kuran, her hüküm için her detayı anlatacak olsaydı, elimizde 600 sayfalık değil, kütüphaneler dolusu bir Kuran olması lazım gelirdi. Çünkü İslam ve fıkıh üzerine yazılan kitaplar bildiğiniz gibi kütüphaneler dolusudur. Bu kitaplar Kuran’ın hükümlerini ayrıntılandırır.
2#
Kutup dairesinde güneşin batmaması veya doğmaması olguları Dünya’nın güneşin etrafında dolaşırken, eksenin bir beşik gibi bir o yana bir yana doğru yatmasından kaynaklanır. Böylece kuzey kutbunda gündüzlü günler yaşanırken güney kutbunda geceli günler yaşanır ve 6 ay sonra gündüz ve gece kutuplar arasında yer değiştirir. Aşağıdaki şekilde kuzey kutbunun karanlık günlerinde güney kutbunun aydınlık günler yaşadığını görüyorsunuz.

Kutup dairesinin her yerinde 6 ay gece 6 ay gündüz yaşanmaz. Sadece kutupların tam ortasındaki noktada bu olgu yaşanır. Kutup dairesinin kenarlarına doğru geldikçe sürekli güneşin görüldüğü veya hiç görülmediği günlerin sayısı hızla azalır, kutup dairesinin sınırlarında ise senede sadece bir gün güneşin doğmadığı ve batmadığı noktalara rastlanır. Aşağıya kuzey kutup dairesinin resmi eklenmiştir;

Şimdide aşağıda 1 numara ile tam kuzey kutbunun ortasında, 3 numara ile kutup dairesinin kenarına yakın ve 2 numara ile ikisinin orta noktasında olmak üzere üç nokta için kutuplarda bir yılda güneşin doğmama ve batmama sürelerine bakalım.

| Tarih | 90°N (1 noktası) | 78.3°N (2 noktası) | 66.6°N (3 noktası) |
| Kutbun tam ortası | Kutbun kenarı | ||
| Ocak 21 | Güneş doğmaz | Güneş doğmaz | Gün 4:55 saat sürer |
| Şubat 21 | Güneş doğmaz | Gün 4:41 saat sürer | Gün 8:52 saat |
| Mart 20 | Güneş batmaz | Gün 12:35 sürer | Gün 12:18 saat |
| Nisan 21 | Güneş batmaz | Güneş batmaz | Gün 16:16 saat |
| Mayıs 21 | Güneş batmaz | Güneş batmaz | Gün 20:25 saat |
| Haziran21 | Güneş batmaz | Güneş batmaz | Güneş batmaz |
| Temmuz 21 | Güneş batmaz | Güneş batmaz | Gün 20:37 saat |
| Ağustos 21 | Güneş batmaz | Güneş batmaz | Gün 16:23 saat |
| Eylül 21 | Güneş batmaz | Gün 12:35 saat | Gün 12:18 saat |
| Ekim 21 | Güneş doğmaz | Gün 4:27 saat | Gün 8:48 saat |
| Kasım 21 | Güneş doğmaz | Güneş doğmaz | Gün 4:53 saat |
| Aralık 22 | Güneş doğmaz | Güneş doğmaz | Gün 2:11 saat |
| 187 gün güneş batmaz | 126 gün güneş batmaz | 30 gün güneş batmaz | |
| 163 gün güneş doğmaz | 94 gün güneş doğmaz |
Göüldüğü gibi 2 ve 3 numaralı bölgelerde yaşayan insanlar için 6 ay güneş doğmama veya batmama durumu söz konusu değildir.
Peki, kutuptaki insanların nerelerde yaşadığının haritasını da sizinle paylaşalım.

Haritadan gördünüz gibi kutuplarda yaşayan toplam 4 milyon 238 bin kişi vardır. Dünya nüfusunun yaklaşık binde 0.7 gibi bir kısmına denk gelir. Yerleşim yerleri ise kutup dairesinin çevreleridir. Ortaları değil. Örneğin Türkiye’den bir kısım akademisyenlerin gidip güneşi gözlemleme çalışması yaptıkları Troms kenti 155.000 nüfusu ile haritada görülmektedir. Görüldüğü gibi çoğu insanın sandığı gibi kutuplarda yaşayanlar 6 ay gece 6 ay gündüz yaşamıyorlar.
4#
Bütün bu verdiğimiz bilgilere rağmen 5 vakit namazın tarif edildiği ayet olan Taha 130 ayetine bakalım kutuplardaki düzene bir aykırılığı var mı?
“Artık (onların) söylediklerine sabret; güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbîh et! Gecenin bir kısım saatlerinde ise ve gündüzün etrâfında tesbîh et ki hoşnûd olasın!” Taha 130
ayete dikkat edilirse güneş battıktan ve doğduktan sonra demiyor. batmasından ve doğmasından önceki zamanlardan bahsediyor ki bunlar gökyüzünde kızıllığın oluştuğu zamanlardır. Bu zamanlar ise kutuplarda güneşin doğmadığı ve batmadığı günlerde dahi oluşan ve ufukta kızıllaşmanın belli olduğu zamanlardır. Yani güneşin batmadığı günler için aşağıdaki gibi bir tablo karşımıza çıkmaktadır;

Burada güneşin batmadan önceki halini oluşturduğunu fakat batmadan tekrar yükseldiğini görebilirsiniz. Aşağıdaki resimde ise güneşin doğmadığı günlerde, ufka yaklaşınca ortamı saatler süren bir aydınlatışını görebilirsiniz.

Yukarıdaki ayete yine dikkat edilirse, vakitler verilmiş olmasına rağmen kesin sınırlarla bu vakitleri birbirinden ayırmamış olması da kutup dairesinde ki insanların bile kendi vakitlerini tayin edebilmelerini mümkün kılmıştır. Ayette “gündüzün etrafında ve gecenin bir kısım saatlerinde” gibi heryeri ve herkesi kuşatıcı ifadeler kullanmıştır. Kutuplarda güneşin doğmadığı günlerde bile, güneş ufka yaklaşınca güneş ışınlarının atmosfere çarpmasından dolayı saatler süren bir gündüzü bölge halkı yaşamaktadırlar (yukarıdaki resimdeki gibi). Yerel halk bu saatleri güneş görünmese bile gündüz olarak kabul etmekte ve her yeri açık seçik görebilmektedirler. Güneş böyle günlerde ufuk çizgisine paralel olarak saatler boyunca ilerlemektedir. Yani Türkiye gibi ekvatora yakın ülkelerde görüldüğü şekliyle hızlı bir yükseliş veya gözden kayboluş olmamaktadır. Bu da güneşin görülmediği günlerde, saatler süren bir aydınlığa ve güneşin batmadığı günlerde ise saatler süren bir loş karanlığa sebep olmaktadır. Ayrıca, ayet güneşin batmasından önceki ve doğmasından önceki anları ön plana çıkararak kutuplarda bile belli olan zamanlardan bahsetmiş, “battıktan sonra” “batmadan önce” gibi ifadeler kullanmamıştır. Demek ki Kuran’ı mucize yapan yönlerden bir tanesini daha görebiliyoruz. Az sayıdaki insanların ayeti tam karşılayamaması bile normal kabul edilebilecekken, ayetlerdeki enfes ifadelerle herkese açık bir kapı bırakılmıştır. Kuran’ın bir özelliği de budur ki emirlerin çoğunu keskin hatlarla bildirmemiş ve insanlara kolaylıklar sağlamıştır. Bunu aslında Bakara suresinde İsrailoğulları örneği üzerinden 67-71 ayetleri arasında da açıklamaktadır, konuyu dağıtmamak için buraya almıyorum.
Yine de ben kutuplarda namaz vakitlerini kendi kolayıma gelen şekilde değilde resmi bir takvime göre kılmak isterim diyenler de kendilerine en yakın bölgenin takvimine göre kılabiliyorlar. Eli olmayandan abdest istenmediği gibi, saçı olmayanın hacı olurken tıraş olması istenmediği gibi bu bölgede yaşayan insanlardan da bu kadar detay istenmez.
Yazarı: Irmak Gökçe
(Müstear)
İnstagram: https://www.instagram.com/bilimveyaratilisagaci/
Facebook: https://www.facebook.com/bilimveyaratilisagaci/